|

"Efendiler!
Avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine
karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vâdisine yuvarlanadurmuştur. Artık
vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün
dersleri Avrupa'dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklâl vardır ki, ecnebîlerin nasihatleriyle,
ecnebîlerin planlarıyla yükselebilsin?.. Tarih böyle bir hâdiseyi kaydetmemiştir!"
M. KEMAL ATATÜRK


Bize
ikinci bir Atatürk lazım
MİLLİ Mücadele yıllarımızın öncü
ismi Mustafa Kemal Paşa’dır. Ben, Milli Mücadelemizi, sadece O’nun eseri olarak görenlerden değilim.
Birinci Dünya Harbi’nden sonra, vatanın kurtarılması için, ortaya atılan başka paşalarımız,
başka subaylarımız, halkımız da vardı. Bize, okullarda öğretildiği gibi, Atatürk,
pusulası bozuk köhne bir vapura tek başına gizlice binerek Samsun’a çıkmadı. Atatürk, böylesi
masallarla yücelemez. Milli Mücadelemizin ta başından beri, Atatürk’ün yanında vatansever dâvâ arkadaşları
da vardı. Ama benim samimi kanaatime göre, 1919-1923 yıllarının kilit ismi Gazi Paşa’dır.
Lider odur. devamı ...

| Ortak paydanız hangi tapınak? |
|
Türkiye'nin küresel güç merkezinin kuşatması altında olduğunu gören aydın insanlar, uzun süreden
beri aralarındaki her türlü ihtilafı bir kenara bırakarak, "Cumhuriyetin kuruluş felsefesi ortak paydası"nda
buluştu. Organik bir ittifak değil, zihinsel bir ittifak kuruldu. Bu, kuşatmaya karşı milli bir
direnç geliştirmek demekti. devamı ... | |
|

| Mehmetçiği Güneydoğu'da vuran Siyonizm'dir |
|
Güneydoğu'dan her
gün şehit cenazeleri geliyor. İsrail, Filistin ve Lübnan'ı kelimenin tam anlamıyla bir insan mezbahasına
çevirmiş durumda.
Peki bu iki hadise arasında bir ilgi var mı? Olmaz olur mu? devamı ... |

UZAYA DA GİTSENİZ KAÇAMAZSINIZ
Oysa ki onlar; “Sağcılarla solcular birbirlerini kıracaklar ve bir gün ortalık bize
kalacak, biz hakim olacağız…” düşüncesindeydiler. Zararsız gibi görünen ama
aslında "devletin ve milletin köküne dinamit koyan" bu grup büyük bir sebat göstererek senelerce kendilerini
olduklarından farklı sergilemeye devam ettiler. Sağ sol çatışmaları bitti, en azından silahlar
bir daha çıkmamak üzere toprağa gömüldü, çatışma demokratik ortamda ve siyasal alanda devam etti. Mücahitler
ise taktiklerini hiç değiştirmeden hep ortamı koklayıp, çoğalmanın, güçlenmenin çabasında
oldular. Şirketler, gazeteler, dergiler, televizyonlar kurdular. devamı ...
|
|